Nereye Kadar Lucescu?


Gün geçtikçe kötüye gidiyoruz....

EURO 2016' da yaşanan süreci tüm futbolseverler ve spor kamuoyu gördü. Primler, ego savaşları ve adamlık yarışları adı altında herşey bizim için bitti. Fatih Terim görevinden ayrıldı ve herkes yeni hoca üzerinde konuşmaya başladı. Adaylar çoktu tabi.Yeni hoca yerli mi yabancı mı olsun tartışmaları adı altında  sonunda Lucescu bizim için 3 maçlığına takımın başına getirildi.Hala da görevinin başında.

Bazı kesimler hocanın futboldan artık emekli olması gerektiğini düşünüyor ve takımın başına getirilmemesi gerektiğini şiddetle savunuyorlardı. Hatta bazı gazetelerde hocanın alzheimer olduğuna dair yalan haberler bile yazılmıştı. Ben dahil bazı kesimler de hocanın 3 maçlık kısa periyotta takıma ihtimali  düşük de olsa kazanma serisi getirebileceğini umut ediyorduk. Fakat ilk geldiğinde açıkladığı kadroyla futboldan çoktan emekli olması gerektiğinin kanıtını bizlere göstermişti. Beşiktaş ta formsuz olan ve bir maç bile oynamayan Oğuzhan Özyakup u izlediğini ve çok beğendiğini söylemişti. Acaba amacı neydi? Sanırım şu anda da olduğu gibi bizimle dalga geçmekti.

LUCESCU'NUN BAHANELERİ

Rusya maçından sonraki basın toplantısında uydurduğu son bahane gerçekten komik ve içler acısıydı. Ağlanacak halimize gülüyoruz. Ona göre yediğimiz gollerden birini atılan konfetiler yüzünden yemişiz. Kendisine de hak vermek lazım. Biz maçı Trabzon sahasında oynadık Rusya milli takımı da Maracana da oynadı zaten o yüzden konfetiler sadece bizim sorunumuz. Bu cümle bile Lucescu nun bırakın milli takımı kulüp takımı bile çalıştırmaması gerektiğinin bir göstergesi.Geçmişte Ukraynayı domine eden 1 milyona aldığı adamı parlatıp 40 milyona satan futbol dünya kamuoyunu kendine hayran bırakan adamdan maalesef eser kalmamış.

Ukrayna ya yenildiğimiz son maçta da güzel bir bahanesi vardı ama diğerlerine göre saçmalığın biraz daha mantıklısıydı.Çoğunlukla aynı kulüplerde oynayan oyunculardan kurulu bir milli takım isterdim dedi. 2002 Dünya Kupası'nda çoğunlukla gs den oluşan kadrodan  söz ediyordu.Ama unuttuğu bir şey vardı.Futbol değişiyordu ve hiçbir şey eskisi gibi değildi.

Buradan sayın Lucescu'ya bir sorum olacak. Son Dünya Kupası şampiyonu Fransa'nın kadrosunda kaç farklı takımdan oyuncu vardı? Cevabı bulanlar gülümsediler bile.

KADRO SEÇİMİ

Kısa kısa kadro yanlışlıklarını özetleyelim.

Kaleye hangi düşünceyle veya hangi menajerin isteğiyle Sinan Bolat alındı anlamak mümkün değil.Onur,Harun,Volkan Babacan ve Serkan gibi kaleciler var ülkemizde.

Defansta Serdar ve Çağlar iyi fakat serdar sakatlandıktan sonra saçma sapan bir hata yapan ve ofsayt pozisyonunun ortaya çıkmasına engel olan Kaan Ayhan yerine Bursaspor'un kaptanı Ertuğrul'u alması gerekirdi bence.Kaan çok formsuzdu.Aynı şekilde fenerbahçe de düzgünce oynamayan Şener yerine Lille de çok iyi bir başlangıç yapan Zeki Çelik'i neden düşünmedi bilmiyorum.

Orta sahada aynı tip iki oyuncudan birinden vazgeçmesi gerek.Topal ve okaydan bahsediyorum.En önemlisi de Hakan Çalhanoğlunun duran top hariç akan oyunda takıma katkısı 0.Milan cv si  olduğu için 11 oynuyor ve kanatta.Hakanın hayatı boyunca kanat oyununu iyi oynayamadığını herkes biliyor.Gattuso da duymamış olmalı ki hala aynı şeye devam ediyor.Bize cengiz gibi bir hızlı kanat oyuncusu daha gerek.Hakan ve Yusuf tan kanat olmalarını beklemek yanlış olur.Ama kadromuz da çok geniş değil kabul etmek lazım.

Bütün bunları yaptığı için ve artık gülünecek derecede  bahaneler uydurduğu için Lucescu ile yollar ayrılmalı hatta geç bile kalındı.Bugünkü İsveç maçını kazansak bile uzun vadede kesinlikle Lucescu ile başarılı olabileceğimizi düşünmüyorum.
Okunma : 158

YORUMLAR (0)