En Dramatik Şampiyonlar Ligi Finali - Bir Tarafta Hüzün, Bir Tarafta Sevinç


Dakikalar 90'ı gösterdiğinde her şey farklıydı ancak kader ağlarını çoktan örmüştü. Futbol severleri büyük bir sürpriz bekliyordu...

Ottmar Hitzfeld 1996/1997 sezonunda Andreas Möller önderliğinde Juventus'a karşı kazandığı zaferden iki yıl sonra yine Şampiyonlar ligi finalindeydi. Bu sefer kurt hocanın takımı Bayern Munich ve  lideri Lothar Matthäus'tu. Takımın diğer önemli kozları kaleci Oliver Kahn, orta sahanın maestrosu Efenberg ve forvet hattındaki kule santrafor Carsten Janker'di. Final maçı İspanya'da Barcelona'nın mabedi Camp Nou'da oynanacaktı. Bayern Münih'in ilk 11'i tam bir Alman milli takımı edasında 10 Alman futbolcudan oluşyordu,sadece defans hattında Samuel Kuffor onlara eşlik ediyordu. Rakipleri belki de tarihinin en iyi dönemlerinden birini yaşayan Manchester United'tı. Alex Ferguson oluşturduğu kadro ile İngiltere Premier Ligi'ni forse etmiş ancak henüz kupaların en büyüğü olan Şampiyonlar Ligi Kupası'nı müzesine götürememişti. Kader iki kurt hocanın yolunu finalde birleştiriyordu ve tüm dünya bu maça kilitlenmiş, kupanın kimin ellerinde yükseleceğini heyecanla bekliyordu.

Tarihler 26 Mayıs 1999'u gösterdiğinde bu iki dev camia Camp Nou çimlerinde kozlarını paylaşmak üzere karşı karşıya geliyordu. Maçı İtalya Futbol Federasyonundan Pierlugi Collina yönetiyordu. Tartışmasız herkesin sempatisini kazanmış olan Collina'ya olan güven her iki taraf açısından da tamdı. Stadın boş yeri kalmamış ve maçı tam 90.045 kişi izlemekteydi. Bu şartlar altında hakemin düdüğüyle karşılaşma başladı. İlk dakikalarda taraflar birbirlerini çözmeye çalışsa da çok hareketli ve pozisyonlu bir maç olacağı anlaşılıyordu. Henüz 6.dakikada tehlikeli bir noktadan kazanılan serbest vuruşuta topun başına Mario Basler geliyor ve tüm Manchester taraftarlarını bir korku kaplıyordu. Çünkü bu frikiklerde usta olan bir ayak için bulunmaz fırsattı. Basler ona inananları yanıltmadı ve barajın sağından yerden yaptığı vuruşla Manchester United kalecisi Peter Schmeichel'ı avlamayı başardı. Bayern taraftarlarını sevince boğan bu golün ardından takım iyi oynamaya devam etti. Manchester United kadrosundaki David Beckham, D.Yorke, Andy Cole gibi isimlerin çabaları karşılıksız kalıyor ve takım bir türlü aradığı golü bulamıyordu.

Bayern Münih ilk yarıyı 1-0 önde tamamlayıp soyunma odasının yolunu tutmuştu. Her şey ilk yarıda Hittzfeld'in istediği gibi gitmiş ve takımı oyunu da forse etmişti. İkinci yarıya başlarken takımlar ilk yarıdaki kadro ve dizilişlerini koruyordu. İlk ataklar Manchester United'tan geliyor ama ilk yarıdaki gibi sonuçsuz kalıyordu. Maç iki kale arasında yaşanan sayısız pozisyonla geçse de iki takım da gol bulmakta oldukça zorlanıyordu. Bunda kalecilerin formu da oldukça önemli bir sebep teşkil ediyordu. Özellikle Peter Schmiechel yaptığı kurtarışlarla takımını ayakta utumayı başarmıştı. Alex Ferguson dakikalar 65'i gösterdiği sırada her zamanki hamlelerinden biri olan Teddy Sheringham'ı oyuna alırken Jesper Blomqvist'i yanına davet ediyordu. Manhester taraftarları takımlarına verdikleri destek ile takımın ayakta kalmasını sağlamıştı ve maçın kaderini tayin eecek olan adam Ole Gunnar Solskjaer dakikalar 82'yi gösterdiğinde Andy Cole'ün yerine oyuna giriyordu. Bu Ferguson'un maçtaki ikinci ve son değişikliği oluyordu. Maç sonuna kadar 3. oyuncu değişikliğini yapmayı düşünmemişti. 

David Beckham'ın yaptığı korner atışı karambolde Dwight Yorke'un önüne gelse de başarılı bir vuruş yapamıyor ancak top Bayern savunması tarafından uzaklaştırılamıyor ve oyuna 65.dakikada giren Teddy Sheringham'ın önünde kalıyordu. Sheringham düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderirken Camp Nou 'da Manchester adeta küllerinden doğuyordu. Futbol severler tarafından sakinliği ile bilinen Alex Ferguson yerinde duramıyor adeta çılgınlar gibi seviniyordu. Bu kupayı kazanacaklarına olan inançları sayesinde golden sonra daha saldırgan davranıp bir pozisyonda daha korner vuruşu kazanıyorlardı. Dakikalar 90+2'yi gösterirken topun başında yine David Beckham vardı ve topu adeta adrese gönderiyordu. Teddy Sheringham Beckham tarafından kendisine gönderilen topu kafayla arkaya doğru aşırmış ve topu 82.dakikada oyuna giren Ole Gunnar Solskjaer ile buluşturmuştu. Öyle bir noktada buluşturuyordu ki, Solskjaer'e sadece dokunmak kalıyordu ve o da bunu yapıp skoru 2-1 e getiriyordu. İşte bu tarihte görülen en dramatik final ve en mucizevi sonuçlardan biriydi. Hakem Pierluigi Collina son düdüğü çaldığında yere yığılan Bayern Münih'li oyuncuları teselli etmek ona kalıyordu. Bu sahne bile onun ne kadar büyük bir futbol efsanesi olduğunun göstergesiydi. Artık Manchester United'ın müzesinde Şampiyonlar Ligi kupası da yer alıyordu ve kurt hoca Alex Ferguson iki yıl önce Dortmund ile bu kupanın sahibi olan meslektaşı Ottmar Hitzfeld'i mağlup etmeyi başarıyordu. 

Bu maç tarihteki en dramatik maçlardan biri hatta belki de en dramatik olanı diye adlandırılmaktadır. Bayern Münih taraftarlarının hatırlamak istemediği ancak Manchester United taraftarlarının da asla unutmadığı bu maçı izleyen hiç bir taraftar tıpkı Collina gibi Bayern'in üzüntüsüne kayıtsız kalamaz.
Okunma : 477

YORUMLAR (0)