Tut Hayallerinin Köşe Gönderinden


Çocukluğundan beri hayallerini biriktirip çok sevdiği futbola çabalarıyla parça parça ulaşmış bir adamın hikayesi...

“Hayal et, çabala ve ulaş.” Şansın sizden yana olduğu bir hayatın içine doğmamışsanız eğer, bu üçlemenin “çabala” kısmında uzun bir süre takılı kalmanız muhtemel. “Bir gün…” diyerek gözlerinizi kapatıp beyninizin içinde dolaştırdığınız umutlarınız bir gün gerçek olduğunda, duyguları adil olan insanların sizin için “tırnaklarıyla kazıyarak geldi” demesi çok da zor olmayacaktır. İşte bu “Dikenli yolları aştım da geldim, ben hayallerime koştum da geldim.” durumunun futbol tarihindeki en Everest örneklerinden biri Grafite.

Daha çok genç yaşta tecrübe ettiği bir eş ve baba olmanın sorumluluğu, hayallerini süsleyen meşin yuvarlağın üzerini örttürmüştü Edinaldo Batista’ya. Henüz çok küçük olan kızının ihtiyaçlarını karşılamak için para kazanması gerekiyordu ve çok sevdiği futbol geleceklerini garantilemiyordu, bunu farkındaydı. Yaşadığı Sao Paulo şehrinin sokaklarında karton toplayarak, kapı kapı dolaşıp çöp poşeti satarak ailesinin yaşamını idame ettirmeye çalıştı genç adam. Bu sırada futbolcu olma düşüncesi aklının bir köşesinde ağ tutmak üzere kenara kaldırılmıştı.

Bu mücadele sırasında babası sırtını sıvazlayan kişi olacaktı Batista’nın. Pes etmemesi gerektiği konusunda kahramanı gördüğü adamın sözlerini dikkate aldı ve 1999’da bir köşeye sakladığı hayalleri parmak uçlarına ilk kez dokundu. Sao Paulo'daki SE Matonense takımına transfer olduğunda bir top ve bir kale düşüncesi ona hala çok uzak geliyordu. Birkaç ay öncesine kadar çöp poşeti sattığı düşünüldüğünde olanlara inanmakta güçlük çekmekte haksız da sayılmazdı.
 
SE Matonense ’deki teknik direktörü eski bir arkadaşına benzetmişti Brezilyalıyı. Adı Grafite olan arkadaşının da tıpkı onun gibi siyahi, iri ve uzun olduğunu söylemişti. Sadece benzetmekle kalmamış bir gün sırtında Batista yerine Grafite yazılı olan bir formayı tutuşturmuştu oyuncusunun eline. İşte onu yıllar boyunca Grafite olarak andıracak yeşil saha hikayesi burada yeniden başlamıştı!

Kısa sürede yeteneğiyle dikkat çeken genç oyuncu 22 yaşında Ferroviario takımıyla profesyonel futbol hayatına ilk adımını attı. Bundan sonraki süreçte bir santrafordan beklenilen performansı sergiliyor olmasına rağmen Santa Cruz, Gremio, Kore ekibi FC Soul, Goias EC gibi pek çok kulüp değiştirdi. İlk derin nefesini 2004’te Sao Paulo transferiyle alacaktı Grafite. Burada oynadığı süreçte takımıyla birlikte FIFA Kulüpler Dünya Kupası (2005) ve Libertadores Kupası’nı (Güney Amerika Şampiyonlar Ligi 2004/05) kaldırdı.

“Çilem bitmedi” tadındaki yaşamında önce annesinin kaçırılmasıyla sonra da ırkçılık saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Mücadele ediyordu Grafite, hem sahada hem hayatında ayakta kalabilmek için direniyordu. Ve önce Le Mans’a ardından Alman ekibi Wolfsburg’a transferiyle yeni bir maceranın onu sürüklemesine izin verecekti. Wolfsburg’da onu bekleyen destandan habersiz başladı Alman Ligi kariyerine. 2008/09 sezonu geldiğinde peri anne sihirli değneğini Grafite’in üzerinden şöyle bir geçiriyor ve Brezilyalı santrafor o sezon takımıyla birlikte hem Bundesliga Kupası’nı kaldırıyor hem de 25 maçta attığı 28 golle Gol Kralı ve 2009 yılının oyuncusu seçiliyordu.

Bu hareketli bireysel kariyerine rağmen beynelmilel alanda çok sahne alamadı Grafite. Üçü dostluk maçı olmak üzere toplam dört karşılaşmaya çıktı ve bir gol kaydetti.

Akıllara kazınan en büyük performansını ise şampiyon oldukları sezonun kırılma noktası olarak kabul edilen Bayern Münih karşılaşmasında gösterecekti. Oynanan 25 hafta sonunda, aldıkları puandan kalelerinde gördükleri gol sayılarına kadar eşit olan iki şampiyonluk adayının karşı karşıya geldiği maçta Grafite ve mevkidaşı Dzeko adeta şov yapacaklardı. 5-1 biten maçta Brezilyalı santraforun 77. dakikada attığı son gol hayallerini kucaklayan bir adamın hikayesinin en güzel özetiydi belki de. Orta alandan sürmeye başladığı topu beş rakip oyuncuyu geçerek kale önüne getiriyor ve kaleci Rensing’İ de çalımlayıp topa topuğuyla hafifçe dokunarak filelere imzasını atıyordu! Olağanüstü mücadeleyle atılan muhteşem bir gol ve aynı mücadeleyle kazanılan bir hayat hikayesi. İkisi de aynı adama aitti: Edinaldo Batista Libânio.

Bu, çocukluğundan beri hayallerini biriktirip çok sevdiği futbola çabalarıyla parça parça ulaşmış bir adamın hikayesi. Unutmayın, Batista’nın geçtiği yol her zaman yürünmeyi bekliyor. Hayallerinizi biriktirin, çabalayın, emin olun yolun sonunda sizi bekliyor olacaklar.
Okunma : 400

YORUMLAR (0)