Hesapta Yoktu


Galatasaray taraftarı maç bittiği gibi derin bir oh çekmiştir...

Şüphesiz ki hiçbir Galatasaray taraftarı böyle bir maç beklemedi. Maçın henüz başında artık kronikleşen bir şekilde golü yedi Galatasaray. Yine duran top,yine gol.Galatasaray açısından daha kolay geçmesi beklenen maç çok zora girdi. 2 haftada  rakip filelere tam 12 gol atıp hiç gol yemeyen takımın yine de rahat bir şekilde skor bulacağı beklendi ama sahaya o da yansımadı. Galatasaray topla oynayan,atak yapan takım ama elle tutulur bir şey yoktu ortada. Daha sonra kazanılan penaltı, Feghouli'nin yakaladığı net fırsat ama kalecinin üstüne yapılan bir vuruş. Penaltı pozisyonunda da Serkan'ı kutlamak lazım. Dersine iyi çalışmış. Ligin ilk yarısında da penaltı noktasında Gomis'in karşısında duran Serkan aynı köşeye yapılan vuruşta topu ağlarında bulmuştu. Bugün de olası bir penaltı pozisyonunda oraya vuracağını tahmin etti ve başarılı oldu. Konyaspor ise erken bulduğu golden sonra iyice kapanıp kontradan pozisyona girmek istedi.Volkan Şen'le de istediğini buldu ancak bu kez Muslera geçit vermedi. İkinci yarı da ise tüm Galatasaray taraftarının umudu belki de Fatih Terim'in soyunma odasında takıma yapacağı motivasyondu. Takımlar sahaya girerken Fatih Terim yaptığı 2 değişiklikle risk alıp oyunu rakip sahaya yıkmaya çalıştı. Yine topla oynayan takım Galatasaray oldu ama istediği pozisyonları bir türlü yakalayamadı. Büyük takımların evinde oynadığı maçlar seyirci baskısından dolayı çok kolay bir hal alabiliyor. Bu maçta da 43 bine yakın bir sayı olmasına rağmen seyirci de bir tülü takıma itici güç olamadı.Galatasaray taraftarının bu sene böyle bir sıkıntısı var. Eyvallah maçlara en çok giden seyirci taraftar grubu ama maça en ufak bir etkide bulunamıyor. Bakmayın 43 bin kişi olduğuna.Takıma katkıda bulunan,tezahürat yapıp destek olan, takımına itici güç konumunda olan taraftar sayısı en fazla 10 bin kişidir.Bunlar da devreye girince Galatasaray takımı istediği ateşlenmeyi bir türlü yakalayamadı.Belhanda ve Rodrigues'de çok etkisiz olunca oyun çok sıkıştı.Ardından Sinan'ın birden pozisyona girip Gomis'e golü attırması, maçın son bölümünde de yaptığı enfes vuruşla çok önemli bir 3 puanı takıma kazandırması sezonun en önemli olaylarından biri oldu. Bu tür geri dönüşler çoğu zaman 5-0'lık bir galibiyetten daha önemlidir. Ben Galatasaray'ın aldığı bu 3 puanı ekstra puanlar olarak görüyorum.

Haftaya da çok önemli bir derbi var. Bu galibiyet camiayı çok mutlu etse de oynanan oyun hiç tatmin etmedi. Galatasaray haftaya beraberlik bile alsa bir avantaj sağlar. Çok önemli bir maçı geride ve lider bir şekilde bırakacak. Ama bu maça göre çok daha iyi bir futbol oynaması gerekecek. Mariano'nun olmayışının takımı çok etkileyeceğini düşünmüyorum. Elbette çok önemli bir oyuncu ama artık isimlerden çok sahadaki mücadele önemli. Zaten formsuz bir dönem geçiren Mariano'nun yerine muhtemelen Linnes oynayacak. O da kendini kanıtlamak isteyecektir. Motive olması durumunda o da iyi işler yapabilir.Artık 1 hafta boyunca senaryoların yazılıp çizileceği günler geldi. Ama Galatasaray'ın bu maçtan çok ders çıkarması gerekli. Fatih Terim'de gerekli müdahaleleri yapacaktır. Sanırım oradan şampiyonluk kupası alıp çıkmış bir adamdan daha iyi de kimse takımı hazırlayamaz.

Bir parantez de hakemlere açmak istiyorum. Gittikleri büyük takımların sahasında çok etkilenen isimler TT arenada çok daha cesur kararlar veriyorlar. Bugün  de hakem Halil Umut Meler çok kötü bir maç yönetti. Büyük bir takımın  aleyhine bu kadar KASITLI karar asla veremezler. Bunlara biraz da maçlara gidip destek vermek yerine sus pus oturan taraftar imkan veriyor. O seyirci baskısı oluşmadığı sürece, daha büyük facialar olur. Yarın başka bir maçta da aynıları olur, üstüne de puan kayıpları yaşanırsa  artık bağırıp çağırmanın bir anlamı kalmaz. Biline.
Okunma : 184

YORUMLAR (0)