Dünya Kupasına Doğru


Nazlı dilber edasıyla kendini dört yılda bir gösteren, uğruna yıllık izinlerin alındığı, uykuların bırakıldığı, okullardan kaçıldığı sevgiliyle-eşle kavgaların edildiği; her seferinde farklı ve unutulmaz olaylara şahit olan, uçanın, kaçanın, ısıranın eksik olmadığı futbol organizasyonu: Dünya Kupası....

Ortaya çıktığı günden bu yana değişim ve dönüşümünü sürdüren ayak topu 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde bir dönüm noktası daha yaşayacaktı: Uluslararası düzeyde bir turnuva.

İlk olarak 1908 Olimpiyatları'nda amatör takımlar arasında oynanan bir spor branşı olarak kendine yer buldu. Kupa'nın ortaya çıkışı içinse yaklaşık bir 20 yıl daha beklemek gerekecekti. 1930 yılında 3. FIFA başkanı Jules Rimet "kendi kupamı kendim yaparım" diyerek adının verildiği Dünya Kupası'nın serüvenini başlattı ve ilk ev sahibi Uruguay'la birlikte futbolun giyecek yeni bir elbisesi daha oldu.

Takip eden yıllarda dört yılda bir düzenlenmeye devam eden organizasyon yalnızca 1942 ve 1946 senelerinde İkinci Dünya Savaşı nedeniyle sekteye uğradı. 1950'de serüvenine tekrar başlayarak tarihini günümüze kadar inşa etmeye devam etti.

Ve işte 2018 Dünya Kupası... Aralarında Panama, İzlanda gibi tarihinde ilk kez katılacak ülkelerin de bulunduğu, Rusya'nın ev sahipliği yapacağı organizasyon 14 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında oynanacak. Şu sıralar Sezai Karakoç'un "Yaklaşıyor yaklaşmakta olan..." dizesinin kulaklarımıza çalındığı zamanlardayız. Haziran geldiğindeyse Nazım'ın "Bu anda ne kavga ne hürriyet ne karım." mısrasını slogan yapacağız.

Unutulmaz maçlar, jeneriklik gol ve kurtarışlar, içimizi burkacak fauller, keşfedilecek futbolcular, akıllara yer edecek teknik adamlar ve daha fazlası... Bu beklemesi uzun ama izlemesi çok kısa sürece aylar kala gelin, 2014 Kupası'nın hikayesini şöyle bir hatırlayalım.

EV SAHİBİ MİSAFİR İSTEMİYOR

Ev sahibi Brezilya her ne kadar sahada hücum futbolu sevse de halk kanadından gelen direnişe karşı büyük bir savunma halindeydi. Şampiyonanın mali yükünün Brezilya ekonomisine ağır bir darbe vuracağını düşünen ülke insanları "Kupa Yok", "Fifa Defol" gibi sloganlar eşliğinde birçok eylemde bulundu. Öyle ki Kupa'nın başlamasına günler kala neredeyse tüm şehirlerde işçi grevleri baş gösterdi. Polisin müdehale ettiği olaylar sonucu pek çok kişi yaralandı.

OYUN BAŞLASIN !

Kara bulutlar ortalıkta gezinirken bir büyüye ihtiyaç vardı. Bu kasvetli ortamı dindirecek etkili bir büyü... Futbol!

12 Haziran günü Brezilya ve Hırvatistan sahaya çıktı. Maç başladı işareti geldiğinde ortada artık yalnızca futbol vardı.

GRUPLAR

A: Brezilya, Hırvatistan, Meksika, Kamerun

B: İspanya, Hollanda, Şili, Avustralya

C: Kolombiya, Yunanistan, Fildişi Sahili, Japonya

D: Uruguay, Kosta Rika, İngiltere, İtalya

E: İsviçre, Ekvador, Fransa, Honduras

F: Arjantin, Bosna-Hersek, İran, Nijerya

G: Almanya, Portekiz, Gana, ABD

H: Belçika, Cezayir, Rusya, Güney Kore

Grup maçları sonucunda Hollanda, Kolombiya, Fransa, Arjantin, Almanya, Belçika gruplarından birinci olarak çıkmayı başaran ülkeler oldular. Şampiyonanın favorilerinden Sambacılar'ın oynadığı futbol beklentinin altında kalsa da onlar da gruplarından birinci olarak çıkmayı başaran taraf oldu.

Favoriler arasında bulunan İspanya ise  yüz güldürmeyen takımlar arasındaydı. Son şampiyon, oynadığı 2 maçın ardından bir üst tur yüzü göremeden kupaya veda etti. (Hollanda ve Şili mağlubiyetleri)

Grup maçlarındaki asıl sürpriz ise Kosta Rika tarafından geldi. Hem de ne sürpriz! Kuralar çekildiğinde "ölüm grubu" adı verilen D grubunun içinden birinci olarak çıkmayı başardılar. Herkesin "canlarını okuyacaklar" dediği kırmızı-mavili takım adeta "can okudu".

Cezayir ve Nijerya'da 2. tura yükselmeye hak kazanan takımlar arasındaydı. Böylece Afrika kıtasında ilk kez iki ülke birden son 16' ya kalmış oluyordu.

SON 16' YA VE ÖTESİNE

Brezilya - Şili

Kolombiya - Uruguay

Fransa - Nijerya

Almanya - Cezayir

Hollanda - Meksika

Kosta Rika - Yunansitan

Arjantin - İsviçre

Belçika -  ABD

Son 16 turunun en unutulmaz maçlarından biri hiç şüphesiz ki turun son karşılaşmaları arasında yer alan Belçika-ABD maçıydı. 90 dakika sonunda skor tabelasının 0-0'ı gösterdiği ancak futbolun yüzde yüz olduğu bir maç. Geceye damgasını vuran bir adam vardı. Yaptığı 16 kurtarışla adeta Belçika'ya karşı tek başına direnen ABD kalecisi Tim Howard. Uzatmalarda kazanan takım 2-1'lik sonuçla Belçika olurken sosyal medyada Howard rüzgarı esiyordu. ABD'li file bekçisi, bazı fotoğraflarda Titanic'in batmasını engellerken bazılarında 11 Eylül saldırısında Dünya Ticaret Merkezi'ne çarpan uçağı engellemeye çalışıyordu. Bazılarındaysa ABD dolarının üzerinde yer alan eski başkanlardan Benjamin Franklin'in yerine konuldu.

Brezilya-Şili maçında uzatmalar sonuç vermemiş maç penaltılara gitmişti. Sambacılar penaltılarda galip gelerek çeyrek finale çıkan taraf oldu. Akıllardaysa Şilili santrafor Pinilla'nın uzatma devresinin son dakikalarında kaçırdığı kader golü kaldı. Maçın son anlarına 1-1'lik beraberlikle girilirken, bahçe cücesi Sanchez'in pasında ceza sahasına giren Pinilla'nın şutu üst direğe çarpıp geri dönüyordu.

Arjantin içinse gökkuşağının sonunda Di María görünmüştü. İsviçre ile oynadığı karşılaşmada uzatmaların sonuna kadar berabere devam eden maçın dengesi Tangocular' ın 118. dakikada  kaydettiği golle tuz buz oldu. Arjantin'e galibiyeti Messi-Dí Maria ortaklığı getirdi. Lionel Messi'nin şık çalımlarla getirip alda at dediği topu Angel Di María filelere yolladı.

Herkes James'i Konuşuyor!

Kolombiya'nın elinden tutup Uruguay'ı arkada bırakarak takımını çeyrek finale taşıyan genç bir adam vardı: James Rodriguez. Falcao'nun sakatlığı sonrası gruptan çıkmaları konusunda fazla şans verilmeyen Kolombiya harika bir futbol sergileyerek çeyrek finale yükseldi. Gollerin imzası ise 22 yaşındaki James'ten gelmişti. Genç oyuncu ilk önce dakika 28'de ceza yayı dışından göğüs kontrolüyle topu indirdi, çektiği göz dolduran şutla Muslera'yı gafil avladı. 50. dakikada Rodriguez bir kez daha sahnedeydi. Takım arkadaşının penaltı noktasına bıraktığı topu filelerle buluşturmak onun için çok zor olmadı. 79 ve 85. dakikalarda Maxi Pereira ve Cavani'yle Kolombiya kalesini yoklayan Uruguay'ın karşısına bu seferde kaleci Ospina çıktı. 26 yaşındaki genç kaleci yaptığı kurtarışlarla maçın kaderini belirleyen taraf oldu.

Hollanda (2-1), Kosta Rika [5-3(P)], Fransa (2-0),  Almanya (2-1) çeyrek final bileti kazanan diğer ülkeler oldular.

KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR: ÇEYREK FİNAL KARŞILAŞMALARI

Fransa-Almanya

Brezilya-Kolombiya

Arjantin-Belçika

Hollanda-Kosta Rika

Almanya-Fransa karşılaşmasının 34. dakikasında Mats Hummels'in yaptığı kafa vuruşu Almanya'nın 1-0 üstünlüğünü sağladı. Takip eden sürede her iki takımdan da gol sesi gelmezken 90+3'te Fransız oyuncu Benzema'nın arka direkte yaptığı sert vuruş yeni bir heyecan yarattı. Ancak file bekçisi Neuer bu zor topu yumruklamayı başarıyordu.

Brezilya Kolombiya'yı 2-1'lik skorla ülkesine uğurladı. Genç James Rodriguez içinse bir kapı kapanıp başka bir kapı açılıyordu. Real Madrid macerası !

Arjantin-Belçika karşılaşması Tangocular'ın attığı tek golle bitti (Higuain 8'). Mücadele 1990 Dünya Kupası finalinden beri en az sayıda kaleyi bulan şutun atıldığı maç olarak tarihe geçti.

Yarı finale çıkacak son takımı Hollanda-Kosta Rika eşleşmesi belirledi. Önce Kosta Rika kalecisi Kaylor Navas kalesinde büyüdükçe büyüdü. Uzatmaların son dakikasına kadar yaptığı sayısız kurtarışla ülkesinin yaşadığı bu inanılmaz peri masalını devam ettirmek için elinden geleni yaptı. 90 dakika ve uzatma bölümü golsüz beraberlikle biten maç, penaltılara kaldı. Buradaysa sahneye meslektaşı Tim Krul çıkıyordu. 120 dakika boyunca kenarda bekleyen Hollandalı yalnızca penaltı atışları için oyuna girdi ve yaptığı 2 kurtarışla Hollanda'yı yarı finale taşıdı.

BREZİLYA NEN VAR YAVRUM ? BUGÜN DURGUNSUN KUZUM...

08.07.2014 Brezilya-Almanya

STAT: Mineirão

SAAT: 23.00

HAKEM: Marco Rodriguez

BREZİLYA: Julio Cesar, Maicon, Dante, Luiz, Marcelo, Luiz Gustavo, Fernandinho, Hulk, Oscar, Bernard, Fred

Teknik Direktör: Luis Felipe Scolari

ALMANYA: Neuer, Lahm, Boateng,Hummels, Höwedes, Schweinsteiger, Khedira, Müller, Kroos, Özil, Klose

Teknik Direktör: Joachim Löw

Şampiyonanın iki favorisi o gün Mineirão'da bir araya geldiğinde olacaklardan kimse haberdar değildi. Ev sahibi dakikalar sonra turnuvanın en büyük hezimetini yaşayacaktı.

İlk Gol 11'de

Almanya geliştirdiği bir hızlı atak sonucu köşe vuruşunu kazandı. Mesut Özil topun başına geçti. Sağ kanattan içeriye gönderdiği köşe vuruşu Tomas Müller'e doğru hareketlendi. Ayakta uyuyan Brezilya savunması Müller'in topu ağlara yollayışını öylece izledi.

Dünya Kupası Tarihinin En Golcü Oyuncusu

23' Gelişen atakta gördüğü defans boşluğunda doğru yere hareketlenen Miroslav Klose, ceza sahası içinde topla buluştu. Çektiği ilk şut kaleci Cezar'dan geri döndü ancak bu Brezilya'nın golü engellemesi için yeterli olmadı. Topu tekrar alan Klose ikinci vuruşunda topu kaleyle buluşturmayı başardı. Alman futbolcu bu golüyle Dünya Kupası'nın en golcü oyuncusu olarak tarihe geçti. (16 gol)

Yok Böyle Bir Maç !

Daha dakikalar geçmemiştiki bu sefer arka direkte topla buluşan Toni Kross sert bir vuruşla farkı 3'e çıkardı.

Saniyeler içinde sahneye yine Kroos çıkıyordu! Özil'in pasını asist yazdıran Kross takımının dördüncü golüne imza attı. Bu golün ardından Yalçın Çetin Trt ekranlarında şöyle diyordu: " Yok böyle bir maç! 26. dakika ! Brezilya tarihi, bu maçı bir an önce unutmak isteyecek ! Yok baba böyle bir maç! Almanya Brezilya'ya acımıyor !"

Panzerler Maçı İlk Yarı Bitirdi

Brezilya savunması gelen 4 golün ardından darmadağın olmuş ilk yarının bitişini bekliyordu. 29. dakikada Mesut'un pasında Khedira topla buluştu. Fileleri öpen meşin yuvarlakla birlikte Almanya daha ilk yarından final biletini cebine koymuştu bile.

"Eğer birisi bu maçtan önce Brezilya yarım saat içinde kalesinde beş gol görecek deseydi  o kişiye her türlü eleştiri yapılabilirdi. Futbolu bilmemesinden dem vurulabilirdi. Hatta yüzüne bakılmazdı. Ama futbol işte böyle bir oyun. Onun için milyarlarca insan dünyada bu oyuna gönül vermiş durumda." -Yalçın Çetin

Direksiyon Schürrle'de

Brezilya ikinci yarı oyuna biraz daha toparlanmış olarak başlasa da futbolcular kaleci Neuer'i geçmekte bir türlü başarılı olamadılar.

46' düdüğü çalındığında Klose'nin yerine oyuna giren Schürrle ilk önce 68'de ardından 80'de attığı iki golle skoru 7-0'a getirdi. 80'de sol kanattan gelen ortaya ceza sahası içinde çaprazdan vuran Alman oyuncu belki de şampiyonanın en iyilerine aday olabilecek gollerden birini atmıştı ancak dünya spor basınının konuşulacak başka bir gündemi vardı !

Onur Golü

90. dakikaya gelindiğinde Brezilyalı Oscar ceza sahasına çalımlarla girdi ve takımı adına tek golü atan oyuncu oldu.

Maç bu golle 1-7'lik tarihi sonuçla biterken yayıncı kuruluş sürekli gözyaşlarına hakim olamayan ev sahibi taraftarları gösteriyordu. Yalnızca taraftar değil Brezilyalı oyuncuların çoğunluğu da bu yaş selinin içine dahil olmuşlardı.

Panzerler'e bayram Sambacılar'a kâbus olan gecede şimdiye dek dünya futbol şampiyonalarında Brezilya'ya hiç gol atamamış olan Almanya senelerin acısını çıkartarak Belo Horizente'den ayrıldı.

FİNALİN ADI ARJANTİN-ALMANYA

Takvimler 13 Temmuz'u gösterdiğinde takımlar şampiyonun adını belirlemek için sahadaki yerlerini aldı. Maçın normal süresi ve ilk uzatma devresi 0-0 sona ererken ikinci uzatma devresinde oyuna sonradan  giren Mario Götze 113. dakikada durumu 1-0'a getirerek Arjantin'i yıkan taraf oldu. Bitiş düdüğünün sesiyle birlikte Panzerler 24 yılın ardından 4. kez Kupa'ya kavuşuyordu.

Almanya Amerika kıtasında Dünya Kupası'nı kazanan ilk ülke olarak, Götze ise oyuna yedek olarak girip bir Dünya Kupası final maçında galibiyet golünü getiren ilk futbolcu olarak tarihe geçti.

OLAYLAR OLAYLAR

1) Unutulmaz Goller

Her dünya kupasının akıllara iğneyle kazınan bir kaç golü olur. 2014'te James Rodriguez ve Robin Van Persie'nin yaptığı gol vuruşlarını bunlar içinde saysak yanlış yapmış olmayız sanıyorum. Çünkü Kolombiyalı Rodriguez 2. turdaki Uruguay maçında göğsüne gelen topu ayağına indirirken o golü atmaya karar vermişti ve Hollandalı Van Persie ülkesinin grubunda İspanya ile oynadığı maçta yer çekimi kurallarını hiçe sayarak attığı aşırtma kafa golünde gerçekten uçmuştu !

2) Suarez Isırdı !

Luis Suarez D grubu Uruguay-İtalya maçında rakip savunma oyuncusu Giorgio Chiellini'yi omzundan ısırdı. Suarez bu hareketi sonucu FIFA tarihinin en ağır cezasına çarptırıldı: 9 uluslararası maçtan men ve 4 ay boyunca futbolla tüm ilişiğini kesme. Üstelik bu Uruguaylı oyuncunun ilk vukuatı da değildi ! Suarez daha önce 2013 yılında oynanan Chelsea-Liverpool maçında Ivanovic'i 2011'de Ajax-Feyenord maçında rakibi Otman Bakkal'ı da ısırmıştı.

3) Kaleci Savaşları

2014 Dünya Kupası'nın diğer bir seyir zevki yüksek yanı da kalecilerin göz dolduran performanslarıydı. ABD'de Tim Howard, Kolombiya'da David Ospina, Şili'de Claudio Bravo, Uruguay'da Fernando Muslera, Almanya'da Neuer kalelerinde devleşerek çoğu zaman takımlarının yükünü sırtlayan isimler oldular.

4) G grubu maçlarında Portekiz'in aldığı tatmin etmeyen sonuçların ardından [ Almanya(4-0), ABD(2-2), Gana(2-1) ] Ronaldo'nun yaptığı "Zaten sonuna kadar gidemezdik" açıklaması taraftarda büyük hayal kırıklığına yol açtı.

5) Yaşlı Kurt

C grubu Kolombiya-Japonya karşılaşmasında Kolombiya tarafında 83. dakikada oyuna giren Aly Faryd Mondragon kupa tarihinin en yaşlı futbolcusu unvanına sahip oldu. Tecrübeli file bekçisi tam 43 yaşındaydı.

6) Brezilya'nın Kolombiya ile oynadığı maçın 86. dakikasında Juan Ziniga'nın bir hava topu mücadelesi sırasında diziyle Neymar'ın beline darbede bulunması sonucu genç oyuncu acı içinde yerde kaldı. Maç sonrası yapılan açıklamada futbolcunun omurga kemiklerinden birinin kırıldığı belirtildi. Brezilya'lı oyuncu bu olayın ardından Dünya Kupası defterini mecburi olarak kapatmak zorunda kaldı. Genç adam ciddi sakatlığına rağmen tarihi 1-7'lik yenilginin ardından suçlanmaktan kurtulamayacaktı.

7) Gyan Asamoah attığı iki golle (toplamda beş) turnuvanın en golcü Afrikalı futbolcusu unvanının sahibi oldu.

8) Cüneyt Çakır Dünya Kupası'nda yarı final yöneten ilk Türk hakem oldu. ( Hollanda-Arjantin). Böylece Kupa'da 40 yıl aradan sonra ilk kez  bir Türk hakem görev yapmış oldu. Doğan Babacan 1974'te Almanya'da düzenlenen şampiyonada ilk Türk hakem olarak görev almıştı.

RÜYA'NIN SONU

Hiç beklenmediği halde gruplarda elenen favori ülkeler, 2. tur ve çeyrek finale tırnaklarıyla kazıyarak gelenler,  ev sahibinin uğradığı büyük hezimet; sevinçler, gözyaşları, umutlar ve umutsuzluklar, kaybedişin ve kazanmanın aynı anda var olabildiği yeşil sahalar, evlerinde-tribünlerde tarihe tanıklık eden insanlar... Gruplarda bol gollü, çeyrek finallerde gollerin biraz kısırlaştığı, yarı finalde gol açığını Almanya'nın kapattığı bir şampiyona... 2014 Dünya Kupası böyle dolu dolu geçti.

Futbolseverler olarak Haziran ayını dört gözle bekliyoruz. Diliyoruz ki bireysel başarının ve takım oyunun bir arada olduğu, bu dört senede daha da farklılaşan futbol şartlarının en olumlu düzeyde etki ettiği, tek başına futbolun değil ama en çok futbolun konuşulduğu bir Dünya Kupası olsun! Jules Rimet aşkına!
Okunma : 559

YORUMLAR (0)