Tudorun Oyunu


Türk filminin klişelerindendir kumarbaz adam karakteri. Kahramanımız art arda şansının yaver gittiği masalara oturur ama gün gelir bütün parasını ortaya koyduğu oyunun ardından bir tek ceketiyle çıkmak zorunda kalır kumarhaneden. Akıllanmaz başının cezasına merhaba demiştir...

IGOR TUDOR KUMARHANESİ

Galatasaray teknik direktörü Igor Tudor, bana bu aralar sık sık bu karakteri hatırlatır oldu. Yaptığı şeyi kumar olarak adlandırmak benim için, zannediyorum sizin için de yanlış bir tanım değil.

Burada şunu da belirtmek gerekiyor, geride bırakacağımız haftalarda alınan başarılar elbette ki başlı başına teknik direktör şansı olamaz. Ortada arka arkaya gelen galibiyetler varken bunu söylemek ve Tudor’u başta bahsettiğim karakterle bire bir özdeşleştirmek acımasızlık olacaktır. “E ama kolay fikstür zor fikstür” dediğinizi duyar gibiyim. Böyle bir şey olduğunu kabul etmiyorum. Futbol taktik ve ruh bir aradayken galibiyet elde edilebilecek bir oyun. Bu ikisini kuşanarak sahaya çıkan bir takımın hangi rakip karşısında olursa olsun başarısız olmasını söz konusu görmüyorum.

TAKTİK KARMAŞASI

Galatasaray’ın sorunu teknik direktörlerinin uslanmaz bir “taktik kumarı” illetiyle boğuşması noktasında başlıyor. Takım 4-1-4-1 ile sezonu açtı. Daha sonra Kasımpaşa maçında 4-2-3-1’e dönüldü. 4-3-2-1 oynadı, çift forvetle 3-4-1-2’yi gördük. Son olarak Başakşehir maçında 4-3-1-2’yi izledik. Burada eleştirdiğim şey “bir taktikte başarısız oluyor diğerini deniyor” değil. Kasımpaşa maçında ki 4-2-3-1 e dönüş gerekliydi mesela. Ndiaye orta sahadan defansa yakın bir bölgeye çekildi ki rakibin Fernando üzerindeki baskısının önüne geçilsin takım geriden oyun kurma noktasında rahatlasın. İşe yaradığını da gördük. Ya da Gençlerbirliği maçındaki çift forvetli oyun. Güzel kotardı sistemi çocuklar. Fenerbahçe maçında da aynı sistemde fena sayılmazdı.

Tudor başarısız olduğu için yeni şeyler denemiyor. Tudor sadece deniyor. Bunu özellikle medyanın, taraftarın “büyük maç, çok önemli dönemeç” olarak nitelendirdiği rakiplerine karşı yapıyor. Galatasaray’ı Galatasaray gibi değil rakip takıma karşı konumlandırılmış başka bir takım gibi oynatıyor adam. Bulunduğu kabın şeklini almaya çalışıyor kısaca. Bu kadar değişikliğin, takımın dart tahtasına dönmesinin nedeni de bence bu.

DALGA MI GEÇİYORSUN HOCAM?

Özellikle Başakşehir maçı tam bir çılgınlıktı! Rakibin çok önemli eksikleri vardı. Galatasaray’ın yapacağı ilk haftalarda başarıyı yakaladığı düzenle sahaya çıkmak olmalıydı. Ama Tudor belki de Başakşehir’in kilit noktası kabul edebileceğimiz Emre Belözoğlu-Mahmut Tekdemir ikilisinin olmadığı bir kadroya karşı kanatsız bir düzenle deplasmandaydı. Kenarlardan zorlayacak silahı yoktu. Rodrigues’in yokluğunda top taşıyacak adamı yoktu. Ya da iyice geriye çakılan Tolga ve Badou’nun performansı hücumda hayalet oldu gitti. Hal böyle olunca çift santrfor oynatmışsın ne fayda. Adamların arkasında destek ayaklarında top olmadıktan sonra…

Hadi böyle bir hatayla çıkıyorsun oyun içinde değişikliğe neden gitmiyorsun? Skor 2-1’e geldiğinde Garry ile oyuna ruh üfleme şansın varken 4-1 i bekliyorsun. Ajda Pekkan teyzenin dediği gibi “Akıl kârı değil ıstırabın böylesi!”. Avcı’da dersine iyi çalışmış olunca beş tane yiyip paşa paşa geri döndü takım.

Zannediyorum, Tudor’un geleceğini önümüzdeki Alanya maçı ve onu takip edecek Beşiktaş maçı belirleyecek. Tabi yaptığı bütün hamleler başarıya ulaşmış olsaydı bunları konuşmuyor olurduk. Futbol, çoğu noktada olduğu gibi bu konuda da acımasız. Adı anılan büyük bir futbolcu ya da teknik direktör, hiç fark etmez, olmak istiyorsanız başarıdan başarıya koşmanız gerekiyor. Tek seferlik başarılar isminizi yalnızca bir sonraki maça kadar “iyi” olarak akıllarda tutacaktır. Söylediğim şey “iyi oyun kötü sonuç” değil. Kötü oyunun kollarına alıp getirdiği kötü sonuçlar...

Peki Tudor ceketini alıp çıkarsa ne olacak? Taraftar “Hah, işte kurtulduk senden kel adam, artık şampiyonuz!” diyebilir mi yoksa işler iyice “dünyanın sonuna doğmuşum ya da ölmüşüm de haberim yok” a mı döner? Bunun için başka bir yazıda buluşalım. 
Okunma : 324

YORUMLAR (0)