Felaketler Zinciri!


12. haftanın sonucu en çok merak edilen maçında, lider Galatasaray hiç beklemediği bir sonuçla şampiyonluk yolunda ağır yara alırken zirvenin ortağı Başakşehir ise iyi oyununu galibiyetle taçlandırarak hanesine 3 puanı yazdırdı ve puanını 26'ya yükseltip bir üst sırasındaki rakibi Galatasarayı yakaladı ...

İki haftalık milli maç arasından sonra Süper Lig'in 1.si ve 2.si arasında oynanan maçta, gülen taraf ev sahibi ekip Başakşehir oldu. Hafta ortasından itibaren Galatasaray cephesi açısından en çok merak edilen konular, cezalı Serdar Aziz dışında eksiği bulunmayan Galatasaray'ın yine zorlu bir maçta sahaya nasıl bir dizilişle çıkacağı ve Gençlerbirliği maçında iyi uyum sergileyen Gomis-Eren Derdiyok ikilisinin akıbetiydi. Tudor, cesurca bir kararla maça 4-3-1-2 dizilişiyle sahaya çıkarak büyük maç kazanamıyor eleştirilerini bertaraf etmek isteyerek Gençlerbirliği maçındaki forvet hattını bozmadı. Serdar Aziz'in yerine ise Denayer'i oynattı. Başakşehir'de cezalı Caicara dışında sakatlıkları bulunan Emre  Belözoğlu, Mahmut Tekdemir ve Adebayor'un oynayıp oynamayacağı kesinlik kazanmamıştı. Sakatlığı iyileşen Adebayor dışındaki diğer iki isim bu maçta ilk 18'de kendilerine yer bulamadılar. Nitekim Abdullah Avcı, bu iki ismin yerine İrfan Can ve Gökhan İnler'e, Caicara yerine ise eski bir Galatasaraylı olan Uğur Uçar'a şans tanıdı.

Maçın ilk düdüğünden itibaren Galatasaray, ileri uçtaki forvetleri ve Belhanda ile Başakşehir defansına baskı uygulamaya başladı. Hatta öyle ki, kaptırmamak için top çevirmeye çalışan Başakşehirli futbolcular, zaman zaman uzun top oynamak mecburiyetinde kaldılar. Süper Lig'deki en iyi kanat organizasyonuna sahip takımlardan biri olan Başakşehir'e önlem almaya çalışan Tudor, N'diaye ve Mariano'yu kullanarak sol kanattan gelen Başakşehir ataklarında Elija ve Clichy'nin boş alan bulmalarını engellemek istedi ve kısmen de başarılı oldu. Galatasaray ilk atağını 10.dakikada N'diaye'nin uzun pasında topla buluşan Gomis'in etkisiz vuruşunda buldu. 15.dakikadan sonra rüzgar bir anda tersine döndü ve Başakşehir oyunun hakimiyetini eline alarak Galatasaray yarı sahasına yerleşmeye başladı. Başakşehir İrfan Can, Edin Visca ve Adebayor'un etkili oynamaya başlamasıyla beraber maçın kontrolüne sahip oldu. Başakşehirli futbolcular o kadar akıllı oynadılar ki ataklarını hep ilk yarının en kötüsü Latovlevici'nin bulunduğu kanattan başlattılar ve gol, o andan itibaren bağıra bağıra geliyorum dedi. Latovlevici kesinlikle Galatasaray'ın sol beki değil. Devre arası komple bir sol bek alınmazsa işler daha da kötüye gider. Nihayet beklenen oldu ve Latovlevici'nin gereksiz, faulle alakası olmayan fakat hakem Ali Palabıyık'ın takdirini faulden yana kullandığı faulü sonucu Galatasaray, klasiği haline gelen duran toptan Attamah'ın kafa vuruşuyla maçtaki ilk golü 25.dakikada kalesinde gördü. Bu pozisyonla ve maçın geneliyle ilgili olarak şunu söyleyebilirm ki; Serdar Aziz, Denayer'den daha kontrollü ve cesur oynuyor. Tekmeye kafa uzatan Serdar'ı izlemeye alışan Galatasaraylılar için kademeye girmekte zorlanan ve kaçak dövüşen Denayer'i izlemek büyük bir kabustu. İlk golden sonra Galatasaray ikinci tehlikeli atağını Onur'un iki hamlede kontrol ettiği Eren'in şutunda buldu. Bunun dışında Galatasaray ilk yarıda hiçbir varlık gösteremedi sahada. İkinci golden sonra baskısını iyice arttıran Başakşehir, Gökhan İnler'in Fernando'ya tabanını es geçen Ali Palabayık'ın devam kararı sonrası ikinci golünü yine kafa vuruşuyla, bu sefer Adebayor'la buldu. Bu pozisyonda hava topuna çıkmak yerine kambura yatan Mariano'nun hatasını ayrıca sorgulamak gerek. İlk yarıda başka gol olmayınca takımlar soyunma odasına bu sonuçla gittiler.

İkinci yarı başladığında Galatasaray yine ilk 15 dakika istekli ve arzulu olan taraftı. Üst üste pozisyonlar bulmaya, Belhanda'nın ayağından peşpeşe kornerler kullanmaya başladı. Çok geçmeden ikinci yarı biraz daha kıpırdanmaya başlayan Latovlevici'nin ortasında Gomis, harika kafa vuruşuyla önde olan Volkan'ı avlayarak farkı bire indirdi. Bu golden sonra canlanan Galatasaray'ın 2.golü gelir mi diye düşünürken, kontra atağa çıkarken topu ayağında fazla tutan Gomis topu kaptırdı ve Galatasaray kalesine giden top Adebayor'un Denayer'e şık çalımı sonrası Maicon'a da çarparak ağlarla buluştu. Galatasaray'ın yediği 3.golün golün faturası kesinlikle Gomis'e yazılmalıdır, onun gibi bir futbolcuya böyle bir hatayı yakıştıramadım. 3 golden sonra oyundan iyice düşen Galatasaray üst üste hatalar yapmaya başladı. Bir kaç pozisyondan Elija'ya geçit vermeyen, o ana kadar Galatasaray defansının ayakta kalmaya çalışan ismi Maicon da oyun disiplininden koptu ve Elija'yı ceza sahasında düşürerek penaltıya sebebiyet verdi. Penaltı atışını kullanan Adebayor sert bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu. Geçen sene oynanan maçta aynı sahada hat-trick yapan Adebayor güzel oyununu yine hat-trickle süsledi. Adebayor gerçekten çok özel bir oyuncu. Hem gol atıyor, hem top indiriyor, hem servis yapıyor hem de arkadaşlarına boş alan açıyor. Maçtaki son sözü ise oyuna sonradan girip şık vuruşla topu ağlara gönderen Kerim Frei söyledi ve maç 5-1 Başakşehir'in haklı galibiyetiyle sonuçlandı.

Bu maçla alakalı olarak Tudor hakkında söylenecek çok şey var. Taraftar büyük maç kazanmasını bekledikçe Tudor, her seferinde farklı bir uygulama deniyor fakat hocası olduğu takımın Galatasaray olduğunu ve deneme tahtası olarak kullanmaması gerektiğini unutuyor. Maça Eren'le başlayarak ilk kurşunu kendi ayağına sıktı. Ligin alt sıralarındaki takım karşısına kendi evinde çift forvetle çıkarsın ama ligin ikincisi olan takımın karşısına deplasmanda çıkarsan böyle bozguna uğrarsın. Maça çıkarken Eren yerine Garry Rodriguez'i tercih etseydi kanatların üstünlüğünü Başakşehir'e bırakmayan bir Galatasaray izleyebilirdik. Sezon başından beri formda olan oyuncuyu neden kesiyor orası tam bir muamma. İlk oyuncu değişikliğini 4-1 gerideyken 79.dakikada tribündeki "taraftarların" hatırlatmasıyla Belhanda'yı çıkarıp Rodriguez'i alarak yaptı. Tudor oyuncu değişikliği konusunda sezon başından beri haklı olarak eleştiriliyor ve ısrarla aynı tutumunu sürdürmeye devam ediyor. En azından kulübede oyunu okuyan yardımcısı Ayhan Akman'ın bu konuda bir şeyler yapması gerek. Yoksa onun işini de tribündeki taraftarlar yapmak zorunda kalıyor. Sonuç olarak Galatasaraylılar olarak maç izlemedik, bir rezaleti seyretmek zorunda bırakıldık. Ve son olarak Tudor; futbolda oyuncu değişikliği cezası yok ve sen böyle bir ceza almadın, hatırlatayım. Yanlış ilk 11 seçimin, sorumluluk ve insiyatif almadığın için bu hezimet de, skor da sana yazılır hocam!

 

 
Okunma : 110

YORUMLAR (0)