Galatasaray!


2017/2018 Sezonu Yaz Dönemi Transferleri...

Merhabalar,

Koyu bir Galatasaray taraftarı olarak kaleme aldığım bu yazımda, spor kamuoyu ve medyada Galatasaray ile ilgili transferler konusundaki yıkıcı eleştirilere farklı bir boyut getirmek istiyorum. 

Bildiğiniz üzere transferde en hareketli takım görüntüsü çizen Galatasaray, Hamzaoğlu'ndan bu yana şampiyonluk yaşamıyor ve 2 sezondur Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin gerisinde ligi bitiriyor. Bu nedenle, yönetim, göreve geldiği ilk günden beri Galatasaray'ın daha önceki yönetimler tarafından bırakılan borçlar ve finansal fair play hükümlülükleri ile ilgilenmekten, sportif açıdan teknik anlamda hayli sessiz ve çaresiz kalmıştı. Sonrasında da malum taraftarlar ve camia içerisinde önde gelen eski yöneticiler tarafından istifaya davet edildi ve birden bire o sempatik başkan Sayın Dursun Aydın Özbek, kötü adam ilan edildi. 

Evet, yönetim olarak Galatasaray'ı düşünmek herkesin görevi. Fakat, günümüzde taraftar nezdinde başarılı başkan olarak görünmek istiyorsan transferler yapacaksın, takım başarıdan başarıya koşacak. Bu Galatasaray'ın olmazsa olmazıdır! Bu sezon ise, acı verici Östersunds faciası sonrası, yönetim transferleri hızlandırdı ve gerekli bölgelere alanında en iyi futbolculardan oluşan bir transfer listesi hazırladı. Ama yıldız ama çalışkan orta kalite ayarında futbolcu, hiç fark etmez. Şüphesiz ki eldekilerden iyi olacaktır her yeni gelen adam...

Bugün Galatasaray'ın yaptığı bu transferleri ele alacak olursak, her ne kadar gerek bonservis gerekse maaş olarak yüksek rakamlar verdiği için eleştirilse de yönetim, illa ki yapılan her transferin öncesi ve sonrası vardır. Konuyu, eğer iyi niyetli biriyseniz, bu şekilde ele almak daha doğru ve yapıcı olacaktır. Şayet, bu camiayı karalamak, yönetimi yerden yere vurmak niyetindeyseniz, tabi ki yıkıcı eleştirilerinizi dört bir koldan savurabilrisiniz.

Sayın Ünal Aysal döneminde yapılan onca çöp transfer, adı sanı duyulmamış genç yetenek diye takıma menejerler aracılığı ile "kaktırılan" oyunculara verilen paralardan kimse artık söz etmiyor. Mevcut yönetim en azından aldığı oyuncuları, yarın FFP tarafından gelecek transfer yasağı, ya da şu an Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın yaşadığı gibi "sattığın kadar alırsın" durumu yaşandığında, en azından yaptığın transferlerle devam edersen yola, başarılı olma şansın var. Ya da bu adamlardan illa ki 4-5 tanesini ciddi rakamlara okutabilirsin Uzakdoğu ya da Avrupa liglerine. 

Badou N'diaye: Bu transfer için Osmanlıspor'a 7.5 M Euro, bonuslarla birlikte yaklaşık olarak 9 M Euro transfer bedeli ödenecek. Bu adama da yıllık 2.750 M Euro maaş ödenecek. Bu rakamlar, bizlerin hayalinde olan ama asla sahibi olamayacağımız paralar. Bunlar elbette yüksek kalıyor. Ama bu transfer için değer mi? Eğer araya işi kızıştırmak, ya da futbolcuyu transfer etmek isteyen diğer İngiliz ve Avrupa kulüplerinin de girdiğini düşünecek olursak, bu adama evet değer. Çünkü birkaç euro eksik versen, belki de bu adam Avrupa'ya gidecek, sonra Oumar Niasse gibi "bu adamı da kaçırdık" diyeceğiz. Hatırlarsanız Hamzaoğlu döneminde Niasse gündeme gelmişti, ve Hamza hoca eski öğrencilerini topluyor diye medya tarafından algı oluşturulmuştu ve taraftar şiddetle reddetti bu transferi. Sonrası malum... Aylarca bu adamı almak için uğraştık ve alamadık. Oralara gitti mi bu adamlar, bir daha geri döndüremezsin. O nedenle, biraz yüksek rakam verip, bizim kulüplerden alması daha mantıklı. Ayrıca, bu adam 2 sezon oynar, sonra da çok güzel rakamlara 28 yaşında elden çıkarılır. İstersen satmazsın, yıllarca faydalanırsın ortasahada. İnanıyorum ki bu adamda iş var, meziyet var. Alanının en başarılı oyuncusu olacak, buna yürekten inanıyorum! 

Maicon Roque: Porto'da yıllarca üst düzey futbol oynadı, ülkesine döndü. Sao Paolo forması altında başarılı maçlar çıkardı. Böyle bir stopere yıllardır Galatasaray'ın ihtiyacı vardı. Geçmiş dönemde bu tarzda Song, Tomas, Ujfalusi den bu yana bu ayarda bir stoperin eksikliğini duyuyorduk. Sol bekten devşirme Hakan Balta ile geçen yıllar, Semih Kaya'nın ani evrim geçirmesi ve birden bire sevilmeyen başarısız stoper olması, vs. Sayılacak o kadar çok şey var ki bizim savunma hattına. O nedenle, verilen para helal olsun. Evet, 2 maçta da hatalı olmuş olabilir, ama bu adamın hamurunda sıkıntı yok. Doğru taktik ve kondüsyon ile bu ligde fazlasıyla üst düzey defans olarak oynar!

Mariano Filho: Seni anlatacak kelime yok Mariano. Çünkü yıllardır, kadro kurarken, biz Galatasaraylılar, Sabri'den öteye geçemiyorduk. Tamam, yürekten oynuyor, bu camianın çocuğu, çok emek verdi, fakat artık yeter. Yani, herkes her zaman aynı kalacak diye bir şey yok. Zaman akıyor, insanlar yaşlanıyor. Duygusal bakmamak lazım. Mariano, en az 3 sene üst düzey futbol oynar ve bizi başarıya götüren sağ bek olur! 

Younes Belhanda: Yeni 10 numaramız. Evet, dışarıdan bakınca çok da sorumluluk almayı sevmeyen, bir Hagi bir Alex ayarında olmadığı izlenimi alsak da, topla çok iyi işler yapan bu adama dikkat edelim! Şüphesiz diğerlerinin bu lige alıştıkları dönemdeki hallerinden daha genç, şansı var. Hatta, hata yapma kredisi bile var. Yeter ki doğru ellerde yoğrulsun ve 30 una geldiğinde bizi bir çok başarıya taşımış bir 10 numara olsun. Formda tutulsa, Belhanda iyi oynar ve seneye bile satabilirsin. Bu tarz isim ve prim yapmış adamlara verilen paralar yüksek olabilir, çünkü çok talibi var. Ama ileride yine satma şansınız olabilir, fazlasını ya da en azından verdiğinizi bu adamdan alırsınız. Zarar etmek söz konusu değil, sakatlık veya başka bir şey olmadıkça...

Fernando Reges: Bu adam söyleyecek sözüm yok. Zaten ahtapot, zaten savunma yönü ağır basan defansif ortasaha, zaten müdahale yapmaktan kaçınmayan, eski tabirle rakibi ısıran ortasaha. Melo'dan sonra o bölge nihayet doldurulmuş olacak.Başarılar Fernando! 

Bafetimbi Gomis: Geç kaldık sana, hem de çok... Ama olsun! Geç olsun güç olmasın. Birkaç yıl önce, boştayken bu adamı bize önermişlerdi, elimizin tersi ile geri çevirdik. Fakat o zaman gerçekten formsuzdu ve Marsilya sıçrayışı ile resmen gerçek kalitesini kanıtlamış oldu. Yıllarca St. Etienne forması giydi ve o ligde parladı. Lyon ve Swansea maceraları çok etkileyici olmasa da, sonunda doğru adrese geldi! Bu adamın etrafını ve arkasını iyi bir taktik ile donatırsan bu adama çok gol attırırsın. Gerçekten takımın tüm gol yükünü hevesi, hareketleri ve tutkusu ile tek başına kaldırabilir. Hele bir de, doğruysa, yanına Konate alınırsa Sion'dan işte o zaman tadından yenmez! 

Transferler devam ettikçe onlara dair düşüncelerimi paylaşmaya devam edeceğim. Şimdilik bu kadar! Ama Galatasaray doğru yolda ilerliyor. Yenilgiler bizi daha da perçinler, daha da bir kükreriz sonrasında! 

Eric Daniel Pierre Cantona

"Ben bir takıma karşı değil, yenilme olayına karşı mücadele ederim!"
Okunma : 90

YORUMLAR (0)