Dolmabahçe Meydan Muharebesi!


Maçtan önce Yunan medyasının "Konstantinopolisin Fethi" gibi ifadeler kullanması son 5 iç saha maçında sadece 1 galibiyet alabilen takımları için korkaklığın, acizliğin ve güçsüzlüğün üstünü kapatma biçimidir...

Zamanında atalarının serin sulara mahkum kaldığını unutanlar Konstantinopolis olarak tanımladıkları şehirde 4-1 tarafı ateşli taraftarlarla çevrili İstanbulun yumruğunu yediler.

İNÖNÜNÜN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇTI! 

Kura sonrası rakibimizin Olympiacos olması hem içerde hem de dışardaki maçı kazanabileceğimiz gerçeğini koydu ortaya. Atinada oynanan maçın özellikle ikinci yarısında Beşiktaş karşısında ezilen ve kendi taraftarına rezil olan bir Olympiacos vardı. Sadece bu bile İstanbulda bu işin rahat biteceğinin göstergesiyken Aboubakarın yaramaz, sorumsuz evin en küçük çocuğu edasıyla yaptığı hareket ve takımını 1 kişi eksik bırakması bile Yunan ekibini gol yollarında pek hareketlendiremedi. Atılan 3. golden sonra iyice dağılan ve artık maçın bitmesini bekleyen Olympiacos cephesi İzmir marşında geçen "Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar." sözünün şekil bulmuş hali idi. 

BÖYLE SORUMSUZLUK OLMAZ! 

Taraflı tarafsız futbolu konuşan, bilen herkesin bu sene Beşiktaşın oynadığı futbolu göz önüne getirerek Uefa Avrupa Liginin kazanılabileceğini söylemesi bu takıma ve bu hocaya güvenildiğini gösteriyor. Maçlarda her fırsatta bizi katletmeye çalışan Avrupalı hakemler zaten yeterken bir de Aboubakarın oldukça amatör bir şekilde kırmızı kart görmesi bu takım mı sonuna kadar gidecek sorusunu sorduruyor. Olympiacos maçı çok sorun yaratmadan atlatıldı ancak sonraki turlarda bu tip küçük olaylar büyük kayıpların önünü açar. 

Aboubakara verilecek en büyük ceza yakında Demba Banın takıma katılacak olmasından dolayı onun yedek kulübesine çekilmesi olur. Bazen futbol oynamaktan çok hatalarla yüzleşmek daha sonra yaşanabilecek felaketlerin önüne geçip önemli tecrübelerin hep en zor zamanlarda kazanıldığını gösterecektir.
Okunma : 834

YORUMLAR (0)